1.
Yokuşun başındaki evdeyim. Yalınayak geziyorum evin içinde. Merdivenlerden inerken, adımlarımın zeminin serinliğinde yankılanan sesini duyuyorum. O sesin içinde bilmediğim biri var. Basamakların bittiği yerdeki eşiğe ulaşmayı bekliyor.
2.
“Canım benim, sen çok güçlü bir kadınsın. Her şeyin üstesinden gelirsin.”
Alçaklığın eşiği bu. Geçtiğim eşiklerden. Geçip gittiğim.
3.
Almanlar, restoranlarda. Beyazlar, uzun boylular ve şişman. Süpermarkette meyve ve su alanlar Filipinliler. Yalnızca Filipinliler var markette. Üniformalılar, otel ve restoran üniformaları. Beyaz değiller, uzun boylu da. Zayıflar. Bir de ben varım. Dört nala gelmişim, bir kısrak başı gibi, ortada kalakalmışım.
4.
Fıstık çamları her yerde. Birine ait olduğuma karar verdim. Duvara dayanmış; o da yokuşun başında. Karşılıklı duruyoruz. Çıkıp gitmek istesem, yolu geçsem, birkaç adımda yanındayım. Çıkıp gidiyorum.


