Biz
Daracık bir alanda durgun bir su, kendi içinde yaşıyor. Sınırları belli. Kapalı.
Durağan degil ama. Durmuyor. Her an ne çok şey oluyor içinde, yüzeye yansıyor, görüyorum. Bitmek bilmez halkalar. Suyun dallarda ve yapraklarda titreşen ışığı sonra. Sesleri duyuyorum, sesleri duymak için beceri gerekmiyor. Yalnızca kurbağaların sesleri de değil duyduğum, büyük kırmızı balığın sesi de geliyor. Meşe dalları rüzgârla suya dokunmaya çalışırken onların sesleri de. Nilüferlerin salınışının sesini de. Kendi içinden çıkıyor, dışarıya doğru konuşuyor su.
Bahçenin diğer ucunda bir şelale olduğunu hayal ediyorum. Küçücük gölete bu kadar çok şey sığamaz gibi geliyor. Bir şelaleden denize doğru mu akıyor o, yoksa deniz bir yeraltı şelalesiyle ona mı akıyor. Genleşiyor, genişliyor, açılıyor su. Onunla birlikte ben de.
Bir "biz" var. İnanın bana, biz var.


